EKONOMİ
Türkiye’nin 21. yüzyılda hak ettiği konuma ulaşabilmesi için inşa edeceğimiz ekonomik düzen, aynı zamanda gelişmiş bir demokrasinin de ön şartıdır. Ekonomi programımızın ana felsefesi öncelikle istikrarlı ve kapsayıcı aynı zamanda hızlı büyümek zorunda olan Türkiye’nin, erişilen refahı toplumun her kesimine adil bir şekilde dağıtabilmesi gerekliliğine dayanmaktadır.
Serbest piyasa sisteminin her durumda kısıtlı kaynakları en etkin bir biçimde dağıtamadığı ve toplumsal ahengi bozacak boyutlarda gelir ve servet eşitsizliğine yol açtığı gerçeklerini göz ardı etmeden, özel mülkiyet, serbest girişim, serbest sözleşme ve çalışan haklarının evrensel hukuk kuralları ile güvence altına alındığı bir ekonomik yapıyı desteklemekteyiz.
Ekonomik sistemin akılcı, etkin ve adil bir kurallar bütünü içinde işleyebilmesi için gereken yasal düzenlemelerin, ülke çıkarlarını her türlü kişisel çıkarın üzerinde tutan, siyaset kurumu ile organik bağları olmayan ve temelde liyakat’a dayalı bir devlet bürokrasisi tarafından yürütülmesinin gerekli olduğuna inanmaktayız. Devletin rant yaratabilme kapasitesi bir yandan kısıtlı kaynakların verimsiz ve spekülatif alanlara kaymasına, diğer yandan siyaset ve bürokrasiden başlamak üzere toplumun geneline yayılma riski içeren çok derin bir ahlaki çöküşe yol açmaktadır. Bu bağlamda ekonomi bürokrasisinin, siyaset kurumu ile olan ilişkisinin en üst düzeyde ahlaki değerler çerçevesinde, insan odaklı, bireylerin haklarını koruyan ve kamu yararını gözeten bir temele oturtulmasını sağlayacağız.
Türkiye’nin son 10 yılda içine düştüğü orta gelir tuzağından kurtulması için hızla bilgi çağını yakalayıp gereken sanayi dönüşümünü tamamlayacak, çok iyi tasarlanmış bir ekonomik ve sosyal kalkınma atılımını başlatacağız. Bu hedefe varmak için, bu güne kadar yapıldığı şekilde ucu açık bir dizi temenniler manzumesi yerine, ölçülebilir performans kriterleri ile desteklenen gerçekçi ve yalın bir ekonomi politikası ortaya koyacağız.
Kamu ekonomi bürokrasisinde stratejik planlamanın önemini artıracağız. Performans ölçüm, değerlendirme, değerlendirme sonuçlarına bağlı politikalar üretme ve uygulama önündeki tüm engelleri kaldıracak bu yolla şeffaflığı ve hesap verilebilirliği destekleyeceğiz.
Ekonomi politikalarımızın nihai hedefi dengeli, sürdürülebilir, kapsayıcı, dışa bağımlılığı azaltacak bir büyüme ve paylaşım modelini yaşama geçirmektir. Fırsat eşitliğinin ve kişisel gelişimin önünü açan bir sistemin, vatandaşlarına onurlu bir yaşam sağlayacak çalışma koşullarını da yaratabileceğine inanıyoruz. Erişilen refahı toplumun tüm katmanlarına adilce yayabilen bir ekonomik düzen, güçlü ve huzurlu bir ülkenin temel yapı taşlarından bir tanesidir.
Ekonomi politikalarımızda yeni küresel ve bölgesel, ekonomik ve finansal çerçevenin önemli bir etkisi olacağına inanıyoruz. Bu nedenle küresel ekonomi politiğin parametrelerini doğru okuyan, buna uygun politika geliştirilmesini önceleyen ve nihai olarak Türk ekonomisinin küresel ve bölgesel düzenin güçlü ve saygın bir aktörü olabilmesini sağlayan bir modeli temel alacağız.
Güçlü, huzurlu ve kalkınan bir Türkiye için partimiz aşağıdaki ana ilkeleri benimser:
Temel İlkeler
● Ekonomik gelişme kapsayıcı, dengeli ve sürdürülebilir olmalıdır.
● Yüksek büyümenin bedeli yüksek enflasyon, yüksek dış açıklar ve yüksek kamu açıkları olmamalıdır. Enflasyonun kalıcı olarak düşmesi ve fiyat istikrarının sağlanması için dış açığın kapatılması (kur istikrarı), kamu harcamalarının enflasyonist olmayan bir yapıda olması, ve en önemlisi toplam üretimin ve verimliliğin artması gerektiğine inanmaktayız. Bu hedefe ulaşmak için yüksek verimlilik içeren özel ve kamu yatırımları ile desteklenen, dengeli ve sürdürülebilir bir kalkınma modeli ortaya koyacağız.
● Maliye politikalarımız enflasyonun kalıcı olarak düşük tek haneli seviyelere indirilmesine destek olacaktır. Diğer yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın operasyonel ve araçsal bağımsızlığı çerçevesinde kalıcı düşük enflasyon ve fiyat istikrarını hedefleyen para politikaları izlemesi desteklenecektir.
● Piyasa ekonomisinin etkinliğinin artırılabilmesi ve özel sektör öncülüğünde bir büyümenin sağlanabilmesi amacıyla tüm tedbirleri alacak, bu çerçevede öncelikle Rekabet Kurumu’nun etkin çalışması sağlanarak, bazı sektörlerde gözlemlenen eksik rekabetin yol açtığı yüksek fiyatlandırma ve verimsizliğin önüne geçilecektir.
● Yaratılan refah toplumsal tabana yayılmalı ve hiçbir birey ekonomik ve sosyal olarak geri kalmış olma hissine kapılmadan, insanlık onuruna yaraşır bir yaşam sürecek geçim kaynaklarına ve girişim fırsatlarına özgürce erişebilmelidir.
● Ekonomik büyüme istikrarlı, yüksek verimlilikli, yüksek ücretli ve kaliteli iş yaratabilme kapasitesine sahip olmalıdır.
● Kadınların iş gücüne katılımının artırılması için başta eğitim yardımı olmak üzere, çocuk ve yaşlıların bakımı için ayrılan sosyal yardım kaynakları hızla ve büyük oranda artırılacaktır.
● Günümüzde hem reel sektörün hem de bireylerin güçlerinin ötesinde aşırı borçluluğa sahip olması ekonomik, sosyal ve finansal istikrarı tehdit eder hale gelmiştir. Bu bağlamda şirketlerin öz kaynaklarının, hane halklarının ise harcanabilir gelirlerinin üzerinde aşırı borçlanmaması için gereken tedbirler alınırken, finansal sistemin sağlıklı bir biçimde faaliyetlerine devam edebilmesi için makro-ihtiyati önlemlere önem verilecektir.
● Özel mülkiyet ve sözleşmeler evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde tam güvence altına alınacaktır. Ulusal ve uluslararası yatırımcılar hiçbir şekilde evrensel hukuk standartları dışında bir muamele ile karşılaşmayacaklardır.
● Özel sektör ve genel anlamda girişimcilerin hukuksal çerçevesi iyi belirlenmiş ve keyfiyete bağlı olmayan, rekabetçi piyasa koşullarında ekonominin yeniden itici gücü olmasının önü açılacaktır. Devlet, siyasi görüşün den bağımsız olarak her girişimciye eşit mesafede duracaktır.
● Ekonomi bürokrasisi ve düzenleyici kurumlar liyakat ve yüksek ahlak kriterlerine uygun, siyasetle hiçbir organik bağı olmayan bir personel politikası ile kamu yararını gözetme, hesap verilebilirlik ve şeffaflık ilkeleri çerçevesinde yeniden inşa edilecektir.
● Özellikle doğal tekel konumundaki sektörler başta olmak üzere, düzenleyici kurumlar aracılığıyla rant yaratılmasının önüne geçecek, yatırımcı, girişimci ve tüketici haklarının korunmasını sağlayacağız.
● Kamu kesimi, özel sektörün uzun dönemli kaynak eksikliği nedeniyle yeterince yatırım yapmadığı alanlarda, özel sektöre sermaye desteği de dahil gerekli kaynakları sağlayacaktır. Özel sektör yatırımlarının yetersiz olduğu alanlarda Kamu doğrudan yatırımcı olarak ekonomiye destek olacaktır.
● Dış ticaret açığını kısa vadede önemli oranda düşürecek, orta ve uzun vadede ise ortadan kaldıracak bir ekonomi politikası izlenecektir. Başta tarımsal ürünler ve ara malları olmak üzere sanayinin birçok alanında ülkemizin uluslararası yükümlülükleri çerçevesinde dış ticaret fazlası vermek orta ve uzun vadeli hedefimizdir.
● İhracat destekleme politikalarımızda verimliliği ve etkinliği temel alacak, sektörel fizibilite analizleri yapmak suretiyle gelişme potansiyeli yüksek, mal ve pazar çeşitliliğine katkı sunan alanlara öncelikler sunacağız.
● Toplam tasarrufları artırmak için kamu kesimi açıklarının azaltılmasının yanı sıra, özel sektörün yüksek verimlilik, karlılık ve ücret seviyelerine erişmesinin siyasi, sosyal ve ekonomik altyapısı hazırlanacaktır. Hane halkı tasarruflarının artması için gereken altyapı düzenlemeleri hızla yürürlüğe sokulacaktır.
● Yabancı yatırımcılara siyasi, yasal düzenleme ve ekonomi politikaları bağlamında güvenilir, öngörülebilir ve her şeyden önemlisi her türlü yolsuzluk ve kayırmacılıktan arındırılmış bir yatırım ortamı sağlanacaktır. Her türlü yabancı yatırımı desteklemekle birlikte, teknoloji ve know-how transferi yapacak olan, katma değerli ihracata dönük ve yüksek ücretli istihdam yaratan yabancı doğrudan yatırımları öncelikli olarak teşvik edeceğiz.
Sanayi Politikaları
● Gelecek 10 yılda ekonomimizin düşük-orta teknolojiye dayanan, tüketim malı ağırlıklı sanayi üretimini, ihracat odaklı, rekabetçi orta -yüksek teknolojiye dayalı, ara malı ve sermaye mallarının ağırlığının önemli oranda arttığı bir üretim yapısına kavuşturmak için gereken siyasi, ekonomik ve sosyal iklimi ivedilikle tesis edeceğiz.
● Bu hedefe erişebilmek için özel sektör için bağlayıcı olmayan, ancak yönlendirme ve teşvik edici çerçevede bir Türkiye Kaynak Kullanım Strateji Kurumu oluşturulacaktır. Bölgesel Yatırım Ajansları tek bir çatı altında birleştirilerek, milli kalkınma stratejisinin, özel ve kamu sektörlerinin iş birliği içinde akılcı ve bütünlüklü bir sistem çerçevesinde yapılması sağlanacaktır.
● Devletin piyasalara müdahalesinin en aza indirgenmesi temel hedef olmakla birlikte, ekonomik gelişmenin tamamen piyasa tercihlerine bırakılmasının olumsuz etkileri aşikardır. Bu bağlamda devletin özellikle imar yoluyla rant yaratıp, kısıtlı kaynakları verimsiz alanlara yapay bir şekilde yönlendirmesi engellenecektir.
● Sanayimiz için gerekli olan ve çoğunlukla ithal edilen ara malların ve makine/teçhizatın yurt içinde özel sektör tarafından üretilmesini sermaye desteği de dahil olmak üzere uzun dönemli kaynak tahsisi ve gereken yasal düzenlemelerle teşvik edeceğiz. Yine bu amaç çerçevesinde Dahilde İşleme Rejimini’ni yeniden gözden geçirecek yurt içi kaynak tedariğini teşvik edecek şekilde yeniden düzenleyeceğiz.
● Özel sektörün yetersiz kaldığı durumlarda, Kamu’nun özel sektörle haksız rekabet etmeyecek bir yapıda temel ara malların üretiminde doğrudan yer almasını sağlayacağız.
● Kapsamlı bir sanayi envanter çalışmasını hızla sonuçlandırıp, bu bilgilerin düzenli olarak güncellenmesini yapacak bir Sanayi Kaynak Kullanım İzleme Birimi oluşturacağız.
● Sanayileşmenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirgeyecek finansal ve teknolojik yardım ve teşvikler verilecektir.
● AR-GE ve inovasyon destekleri önemli oranda artırılacaktı r. Özel sektörün yanı sıra Kamunun AR-GE ve inovasyonda, özellikle eğitim altyapısına destek konusunda etkin bir rol üstlenmesi sağlanacaktır. Özellikle yenilikçi üretim yapısını güçlendirmeyi temin etmek amacıyla ölçülebilir kriterlere dayanan Sektörel Sanayi Stratejileri oluşturulacaktır.
● Üniversite ve meslek okullarının AR-GE, inovasyon ve tasarım başta olmak üzere sanayideki dönüşüme etkin katılımı her türlü kaynak sağlanarak gerçekleştirilecektir.
● Gençlerimizin bilişim başta olmak üzere sanayi dönüşümü için gereken yan faaliyet kollarında kendi işlerine sahip olabilmeleri için gereken start-up eko-sistemi güçlendirilecektir.
● Gerek enerji güvenliğini sağlamak gerekse dış ticaret açığını sürdürülebilir seviyelere indirmek amacıyla, enerji üretim tesislerinde kullanılan araç, gereç ve ekipmanın yurt içinde üretilmesini destekleyeceğiz.
● Sanayinin uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla uluslararası marka oluşturulmasını ve patent tescilini destekleyeceğiz. Bu çerçevede uluslararası tanıtım ve pazarlama konusundaki teşvikleri artıracağız.
Kamu Maliyesi
● Temel hedefimiz kısa vadede bütçe açıklarının sürdürülebilir bir seviyeye düşürülmesi, orta ve uzun vadelerde ise bütçenin yapısal ve kalıcı açık vermemesidir.
● Kamu harcamalarının ekonomik istikrarın sağlanması amacıyla döngüsel olarak durgunluğun görüldüğü zamanlarda ekonomiye destek vermesi gereklidir. Diğer yandan yüksek büyümenin kaydedildiği zamanlarda bütçe fazlası verilmesini hedeflemekteyiz.
● Kamu maliyesini kapsamlı bir reforma tabi tutarak, kamu kaynaklarının en etkin şekilde yönetilmesini sağlayacağız. Bu hedefe ulaşmak için gelirler tarafında bir yandan etkin vergi denetimi yoluyla vergi tabanını genişletirken, diğer yandan vergi adaletini sağlayacak reformları gerçekleştireceğiz. Refah toplumuna vergi adaleti sağlanmadan erişilemez gerçeğinden yola çıkarak vergi sistemini köklü bir şekilde yeniden biçimlendireceğiz.
● Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı kademeli olarak OECD ortalamasına indirilecektir.
● Düşük gelirli vatandaşlarımız başta olmak üzere işçi, memur, esnaf ve küçük işletmelerin vergi yükü azaltılacaktır. Öncelikle asgari ücret üzerinden alınan her türlü vergi ve kesintiyi kaldıracağız. Küçük esnaf ve işletmelerin vergi yükü ve mevzuatı basitleştirilerek vergi yükü azaltılacaktır.
● Vergilendirmenin öngörülebilir ve buna bağlı uygulamaların düzenli olması sağlanacaktır.
● Harcamalar tara nda ise bütçede gözlemlenen kuralsız ve müsrif harcama rejimine son verip, özellikle yatırım kalemlerinde milli ekonomiye katma değer ve yüksek pozitif dışsallık sağlayan altyapı, tarım ve sanayi yatırımlarına ağırlık vereceğiz.
● Kamu’nun verdiği eğitim ve sağlık hizmetleri özel sektör kalitesinde ve ücretsiz olacaktır. Bu amaçla gereken kaynaklar hizmet kalitesi, verimlilik ve bölgesel dengesizlikler göz önünde tutularak tahsis edilecektir.
● Bütçe harcamalarının denetimi için anayasal kurumlardan birisi olan Sayıştay’ı tekrar çalışabilir duruma getireceğiz.
● Bütçe harcamalarında kamu yararı, adalet, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ana ilkeler olarak ivedilikle tesis edilecektir.
Para Politikaları
● Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, para politikalarının belirlenmesi ve uygulanmasında operasyonel ve araçsal bağımsızlığa sahip olacaktır.
● TCMB’nin bağımsız olması ilkesinin siyasi otorite tarafından içselleştirilmesi ve bu ilkeye uyumlu siyasi ve mali politikaların etkin bir şekilde ortaya konması sağlanacaktır.
● Yasal olarak kendisine verilen ana hedef, fiyat istikrarı olmaya devam edecektir.
Finansal Hizmetler
● Bankacılık sektörü başta olmak üzere, ülkemizde finansal hizmetlerde çeşitliliğin artması, piyasaların derinleşmesi ve en önemlisi finansal piyasaların ekonomik büyümeye istikrarlı bir şekilde destek olması için gereken yasal düzenlemeler hızla hayata geçirilecektir.
● Finansal sistemin denetim ve düzenlemesinden sorumlu kurumlar tekrar bağımsız ve akılcı bir yapıya kavuşturulacaktır. Uluslararası standartlarla uyumlu etkin bir denetim mekanizması için gereken yasal çerçeve güçlendirilecektir.
● Bankacılık sektörünün sermaye yapısının güçlendirilmesi ve ölçek ekonomisinden azami yararlanılması için birleşme ve satın almaları kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılacaktır.
● Bankacılık sisteminin kamu hizmet işlevinin güçlendirilmesi, istikrarlı ve güvenli işleyişinin sağlanması amacıyla bankalar belirli aralıklarla stres testlerine tabi tutularak, varlıklarının gerçek piyasa değerini yansıtması sağlanacaktır.
● Küresel ekonomik şoklara dayanıklılığın artırılması amacıyla bankaların sermaye yapısının ağırlıklı olarak birincil sermaye kabul edilen kaynaklarla güçlendirilmesi teşvik edilecektir.
● İhtisas bankacılığı için gereken yasal düzenlemeler hızla yapılacaktır. Ziraat Bankası ve Halk Bankası’nın ticari bankacılık faaliyetleri yeniden tanımlanarak, kuruluş amaçlarına uygun olarak öncelikle çiftçi, esnaf, zanaatkar ve KOBİ’lere kaynak yaratmaları sağlanacaktır.
● Düşük ve orta gelirli vatandaşlarımıza uzun dönemli, düşük faizli konut kredi sağlaması amacıyla Emlak Bankası tekrar faal hale getirilecektir. İpotekli kredilerde ikinci el piyasası kamu desteği ile kurulacaktır.
● TOKİ ve Emlak Konut’un rant yaratan ve lüks konut üreten kurumlar olması önlenecektir. Bu kurumlar düşük ve orta gelirli vatandaşlarımıza konut edindirme amacı ile Emlak Bankası ile uyumlu çalışan bir yapıya kavuşturulacaktır.
● Türkiye Kalkınma Bankası’nın sermaye yapısı güçlendirilerek, uzun dönemli sanayi ve altyapı yatırımlarına kaynak yaratması için gereken her türlü destek verilecektir.
● Eximbank’ın sermaye yapısı güçlendirilerek, ulusal kalkınma hamlesine en üst düzeyde destek verecek işlevselliğe kavuşması sağlanacaktır.
● Varlık Yönetim Şirketleri’nin (VYŞ) bireysel alacaklar başta olmak üzere birer tahsilat şirketi olarak çalışması önlenecektir. VYŞ’lerin esas faaliyet alanı kurumsal alacakların yeniden yapılandırılması ve finansal olarak zor durumda olan şirketlerin tekrar ekonomiye kazandırılması olmalıdır.
● Sermaye Piyasası Kurumu (SPK) her türlü siyasi etkiden arındırılarak, sermaye piyasalarında etkin ve akılcı denetim ve düzenleme görevini yerine getirmesi sağlanacaktır. Sermaye piyasası hizmet ve ürünlerinin çeşitliliğinin artması, tabana yayılması ve finansal piyasalarda derinliğin artırılması amacıyla gereken yasal düzenlemeler yapılacaktır.
● • Yatırımcılara sunulan ürün ve hizmetlerin rekabetçi olması ve şeffaflığa azami önemin verilmesi için gereken yasal düzenlemeler yapılacaktır.
● • Halktan herhangi bir sermaye aracı vasıtasıyla fon toplayan şirketlerin finansal raporlamalarının uluslararası kabul görmüş norm ve standartlarda olması; şeffaflık ve anlaşılabilirlik kriterlerine en üst düzeyde uyulması sağlanacaktır. Özellikle küçük yatırımcıların tasarruflarının korunması sağlanacaktır.
Özelleştirme
● Bugüne kadar yapılan özelleştirme uygulamalarında devlet tekelinden vazgeçilen alanlarda doğrudan veya dolaylı “özel sektör tekelleri” oluşmasına izin verilmeyecektir. Kapsamı yersiz ve süresi belirsiz tüm imtiyaz devirleri gözden geçirilecektir.
● Özelleştirme uygulamalarında blok satış yöntemine son verilerek, sermayenin tabana yayılması amaçlanacaktır.
TEKNOLOJİ -İNOVASYON ve GİRİŞİMCİLİK
Teknoloji
● Türkiye’nin orta ve uzun vadeli olarak odaklanacağı teknoloji alanlarının belirlenmesi, senelik bazda ele alınarak güncellenmesi ve bu alanlardaki gerekli altyapı ve kabiliyet geliştirme yatırımlarının yapılması sağlanacaktır.
● Tüm Ar-Ge teşvik programlarının etki analizleri yapılarak katma değerli ve ticarileşme potansiyeli yüksek şirketlere odaklanılacak biçimde yeniden kurgulanacaktır.
● Özel sektör Ar-Ge merkezlerine sağlanan destekler ileri teknoloji ve insan kaynağı geliştirmeye odaklanacak biçimde yeniden ele alınacaktır.
Üniversitelerin bilim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerinin bölgesel ihtiyaçlar doğrultusunda ele alınarak odaklı bir biçimde desteklenmesi sağlanacak ve özellikle devlet üniversitelerinin bilimsel araştırma yapabilme yetkinlikleri süratle geliştirilecektir.
● AB Fonları kapsamında bir SWOT ve etki analizi yapılarak Türkiye’nin bu programdan daha etkin olarak yararlanması için stratejiler geliştirilecek ve bu alandaki pozisyonu yeniden değerlendirilecektir.
● Tübitak ve Türk bilimsel araştırma ve teknoloji üretimi altyapısı yeniden ele alınarak geliştirilecek ve özellikle endüstriyel ihtiyaç ve fırsatlara yoğunlaşan uygulamalı, araştırma odaklı özel teknoloji geliştirme merkezleri kurulacaktır.
● Uydu ve uzay teknolojilerine yönelik Ar-Ge, tasarım, üretim alanları ve uluslararası iş birliktelikleri desteklenecek ve ülkemizin ilgili uluslararası politikalarda söz ve şirketlerimizin ilgili pazarlarda pay sahibi olmaları sağlanacaktır.
● Üniversiteler bünyesindeki Teknoloji Transfer Ofisleri’nin (TTO) faaliyet odaklarının ve başarı ölçütlerinin yeniden ele alınması sağlanarak teknoloji ticarileştirmesindeki rollerini etkin şekilde yerine getirmeleri temin edilecektir.
● Devlet eliyle açılan teknoloji içerikli proje ihalelerinin aşamalandırılarak ilk aşamada Türk mühendislerine yetkinlik kazandırmayı, sonraki aşamalarda ise yerli şirketlerin projeyi gerçekleştirmelerini hedefleyen bir politika hayata geçirilerek, yabancı şirketlerin ülkemizdeki faaliyetleri kapsamında kullanılan veya geliştirilen teknolojilerin kalıcılıkları sağlanacaktır. Bu şekilde ülkemizin transfer ettiği teknolojileri içselleştirerek geliştirip bir sonraki adımda ise bölge ülkelere ihraç eder bir konuma gelebilmesi hedeflenmektedir.
● Milli yazılımların yurt dışına ihraç edilebilmesi için gerekli teşvik olanakları hazırlanacak.
● Yurt dışında yaşayan, alanlarında yetkin bilim insanları ve yetişmiş bireyler için Türkiye’de fırsatlar yaratılarak tersine beyin göçü desteklenecektir.
● Bölge ülkelerindeki üstün yetkinlikteki yabancı araştırmacılar için Türkiye’nin bir cazibe merkezi haline getirilmesi sağlanacaktır.
● Makroekonomik istikrarın sağlandığı bir ortamda, Türkiye’nin mevcut altyapısı geliştirilecek, dış kaynaklı teknolojik üretim yatırımları iç in cazip hale getirilecektir.
● Patent, lisans ve şirket satın alımları gerek özel sektör gerekse de kamu kuruluşları nezdinde desteklenecektir.
● Tübitak nezdindeki enstitülerin özel sektöre açık işlerde özel sektör firmaları ile aynı işe teklif vermeleri engellenecektir.
İnovasyon ve Girişimcilik
● Teknoloji girişimcilerinin şirket kurma ve kapatma süreçlerini kolaylaştırıcı mevzuat değişiklikleri yapılacaktır.
● Devletin erken aşama girişimcilik hibe destek programları seçme ve uygulama prosedürleri yeniden ele alınarak şeffaf, ölçülebilir, iyi denetlenen ve girişimcilerin kolay başvurabilecekleri bir yapıya dönüştürülecektir.
● Akıllı şehirler, endüstri 4.0, sağlık, nanoteknoloji ve biyoteknoloji alanları başta olmak üzere donanım odaklı teknoloji girişimlerine özel destek yapıları kurgulanarak hayata geçirilecektir.
● Kamu ve özel sektör kuruluşlarının yerli teknoloji girişimleri ile çalışmaları teşvik edilerek girişimcilerin erken aşamada müşteri bulmalarını ve hızlı büyümelerini kolaylaştırıcı tedbirler alınacaktır.
● Girişimcilerin yurt dışı pazarlara açılmalarını kolaylaştırıcı ve destekleyici mekanizmalar tasarlanarak hayata geçirilecektir.
● Yeni girişimcileri desteklemek üzere vergi teşvik paketleri hazırlanacaktır.
● Yeni mezun başarılı gençlerin, yeni kurulan girişimlerde çalışması için teşvik mekanizmaları kurulacaktır.
● Global pazarda rekabet etme ve başarılı olma potansiyeli bulunan şirketler ilgili kriterlere göre seçilecek ve global pazar oyuncuları olabilmeleri için bir program kapsamında özel olarak destekleneceklerdir.
● Türkiye’deki girişimcilerin yurt dışı pazarlara açılmasını, yurt dışındaki şirketlerin Türk şirketlerini tanımasını, iş birliktelikleri yapmasını ve uluslararası teknoloji ekosisteminde Türkiye’nin aktif olarak yer almasını sağlayacak yapı ve organizasyonlar kurulacaktır.
● Türkiye’nin son teknolojik gelişmelerden ve eğilimlerden eş zamanlı haberdar olmasını ve teknoloji politikalarını belirlerken bunlardan istifade edebilmesini sağlayacak yapılar kurulacaktır.
● Teknoloji ve girişimcilik konusunda belirli merkezlerde (Londra, Berlin, San Francisco gibi teknoloji cazibe merkezlerinde) Türk Diasporası’nın kurulması teşvik edilecektir.
● Erken aşama teknoloji girişimlerine odaklı yatırım fonlarının kurulmasını ve melek yatırımcılığın desteklenmesini sağlayacak mekanizmalar geliştirilecek ve bu sayede teknoloji girişimcilerinin erken aşamada finansman bulma imkanları artırılacaktır.
● Erken aşama teknoloji yatırımcılarının ve girişimcilerinin yatırım süreçlerinde yaşadıkları zorlukları gidermeye yönelik hukuki zemin iyileştirmelerinin yapılması ve Türk Ticaret Kanunu’ndaki eksikliklerin giderilmesi sağlanacaktır.
● Girişimciliğin bir kariyer yolu olduğunu genç bireylere anlatmak için, rol modellerin öne çıkartılarak bu konudaki farkındalığın artırılması sağlanacaktır.
● Kadınların en az temsil edildiği alanlardan biri olan teknoloji, girişimcilik ve teknoloji yatırımcılığı alanlarında daha fazla kadının yer alması için yeni destek ve farkındalık programları oluşturulacaktır.
● STEM alanlarında kız öğrencilerin daha fazla yer alması için farkındalık faaliyetleri tasarlanarak hayata geçirilecektir.
● Özel şirketlerin çalışan sayılarındaki ve yönetim kurullarındaki kadın oranlarını içeren bir dizin oluşturularak kamuoyu önünde paylaşılacak, bu konuda öncü şirketlerin ödüllendirilmesi yoluyla diğer şirketler teşvik edilecektir.
● Fiziksel engelli vatandaşlar kodlama ve teknoloji geliştirme alanlarında yetkinleştirilerek toplumsal hayata ve ekonomiye katma değer üreterek dahil olmaları sağlanacaktır.
● Özel sektördeki teknoloji şirketlerinde özellikle bilişim alanındaki işler için fiziksel engelli bireylerin istihdam edilmesi teşvik edilecektir.
● Halihazırda mevcut olanlar haricinde ülke teknoloji odak alanları, sektörel dikeyler ve bölgesel kabiliyetler çerçevesinde bölgesel inovasyon merkezleri kurulacak ve desteklenecektir.
● İnternet erişiminin aynı elektrik ve su gibi bir temel altyapı hizmeti olarak ele alınarak ülkemizin her yerindeki vatandaşlara kaliteli ve ekonomik arzı sağlanacak ve bilgiye erişimde fırsat eşitliği yaratılacaktır.
Siber Güvenlik
● Teknolojik gelişme ile eşlenik olarak ülke güvenliğinden kişisel güvenliğe kadar tüm alanları kapsayacak Siber Güvenlik politikası özel sektör, kamu kurum ve kuruluşları ve üniversitelerin katılımı ile belirlenecektir.
● Siber Güvenlik konusunda Ankara ve İstanbul’da iki Teknokent oluşturulacak ve buraya kabul edilmeyi hak eden firmaların destek kapsamları %100 oranına çıkartılacaktır.
● Ankara ve İstanbul’da açılacak Teknoloji Teknokenti içinde Siber Güvenlik Teknoloji Lisesi açılacaktır. Bu liselere bir yıl ingilizce hazırlık sınıfı açılacaktır.
● Ankara ve İstanbul’da belirlenecek iki üniversiteye Siber Güvenlik bölümü açılacak ve özel fonla desteklenecektir.
● Yerli ve uluslararası sertifikaları almış ürünlerin kamuda kademeli şekilde kullanılması politikası uygulanacaktır
● Yurt dışına Siber Güvenlik ürünü satan firmaların tüm yurt dışı satış pazarlama faaliyetleri %100 desteklenecektir.
KIRSAL KALKINMA
Tarım
Ülkemiz gerek coğrafi gerekse iklim göstergeleri yönünden çok çeşitli tarım ürünlerinin yetiştirilmesine uygun bir konumdadır. Ancak ülkemizdeki üretim tekniklerinin geriliği, tohum, gübre, ilaç gibi sanayi ürünlerinin tekelleşmesi sonucu fiyatlarının yükselmesi ve uygulanan ekonomi politikalarının yanlışlığı nedeniyle tarım konusunda özellikle son on yılda ülkemiz önemli ölçüde geride kalmış ve dışa bağımlı hale gelmiştir.
Mülkiyet ihtilafı, tarımsal faaliyete son verilmesi veya göç gibi nedenlerden dolayı gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetinde olan 2 milyon hektarın üzerinde (nadasa bırakılanlar hariç) tarım arazisinde tarımsal faaliyet yapılmamakta ve büyük ölçüde ekonomik kayba uğranmaktadır. Bu sebeple Partimiz, tarımda radikal bir politika izleyecektir. Geleceği planlayacak Ar-Ge çalışmalarını ivedilikle başlatarak, sürekli ve zorunlu ekim, kontrollü ve güçlü teşvik, satış ve pazarlama gibi konularda ihtiyaç olan yasal düzenlemeler hızla gerçekleştirilecektir.
Tarım Kentleri Projeleri kapsamında kamunun elinde olan tarım toprakları yatırımcılara büyük tarım işletmeleri tesis etmek üzere tahsis edilerek teşvik kapsamına alınacaktır. Bu projeler ile yerinde tarım ve hayvancılık teşvik edilip iş ve istihdam sağlanarak büyük şehirlere göç önlenecektir.
Büyüklüğü 200 dönümden az olan arazilerde ise büyük işletmelere dönüştürülmek üzere KOOPERATİFLEŞME teşvik edilecektir. Kooperatifleşme ile tarımsal üretim artacak ve ürünün pazarlanması sağlanacaktır.
Tüm arazilerin elden geçirilerek, toprak analizlerinin ve su kaynaklarının kontrolünün yapılmasından sonra tüm Türkiye’de tarımın yapılması sürekli hale getirilecektir. Bunun için bölgelerde parsellerin tapulaştırılması, işletim ölçeğinin büyütülmesi, sulama ve tarla içi geliştirme hizmetlerine yönelik alt yapı hizmetleri ile ilgili olarak etkin ve yerinde mühendislik uygulamaları kısa sürede tamamlanacaktır.
Tarımda dönüşüm ve verimlilik programımıza bağlı olarak toprak kaynaklarımızın geliştirilmesi için 5’er yıllık eylem planları hazırlanacaktır. Toprak ıslahı, erozyon kontrolü ve drenaj yönetimi konusunda aktif destek ve katkı sağlandıktan sonra toprakların devamlı ekilmesi için Toprak Koruma Kanunu, Mera Kanunu gibi tüm kanun ve düzenlemeler yapılarak hukuki tedbirler alınacaktır. Böylelikle tüm Türkiye’deki tarım arazilerinin verimli kullanımı sürekli hale getirilerek, yurt dışına olan bağımlılık önlenecektir.
● Kullanım sürekliliği sağlandıktan sonra tarım yapılan tüm araziler için devlet her türlü desteği verecektir. Tüm topraklarda yapılan analiz raporlarına göre çiçiye özel toprak reçetesi hazırlanacak; ürün için gübre, tohum, ilaç maliyetleri düşürülerek yardım edilecektir.
● Çiftçilik yapmak isteyenler için büyüklüğüne göre özel teşvik paketleri hazırlanacaktır.
● Ziraat Bankası, Kredi Garanti Fonu ve Exim Bank’tan üretime ve ihracata yönelik uygun koşullarda kredi sağlanacaktır.
● Yeni bölgelerde çiftçilik yapmak isteyen köylü vb. kişilerin sigorta primleri devlet tarafından karşılanacak, uzun vadeli tarım yapmak isteyenlere TOKİ vasıtası ile her türlü ev, barınak vb. destekler verilecektir.
● Köyde kalıp tarım yapmak isteyen gençlere ekstra maaş ve gelecek planlama desteği verilecektir.
● Sigortasız hiçbir tarım işçisi kalmayacak, tarım ülkenin önemli bir gelir kaynağı olacaktır.
● Tüm bu teşvikler sağlandıktan sonra modern teknoloji vasıtasıyla dönüm başına sağlanan verim kontrol edilecek, verimin artması veya azalması sonucunda oluşacak verimlilik farkı prim olarak çiftçiye yansıtılacaktır.
● Devlet bir koruyucu olarak teşvik vasıtasıyla destek verdiği gibi ürünün pazarlanmasında da tüm köylünün ve çiftçinin yanında olacaktır.
● Devlet hem iç pazarda hem de dış pazarda Tarım Tanıtım Ajansları kurarak ürünlerin pazarlanmasını sağlayacak, yetişen ürünler için belirli oranda alım garantisi vererek satılmasını temin edecektir.
● Fiskobirlik, Tariş, Çukobirlik, Tarım Kooperatifleri, Köykop gibi kooperatifler özel sektör ile ortaklaşa çalıştırılarak ürünlerin maksimum seviyede satışını organize edilecektir
Hiçbir çiftçinin ve köylünün ürününü maliyetini karşılamayan bir fiyatla pazarlama gibi bir endişesi olmayacaktır. Pazarlama esnasında tüm kayıpların azalması için her türlü teknolojik destek, soğuk tedarik, depolama, lojistik vb. gibi yardımlar devlet tarafından karşılanacaktır.
Böylelikle çiftçi beş yıl sonra ne kadar kazanacağını bilecek ve ona göre yatırım yapacaktır.
● Hollanda, Fransa, Kanada, Dubai vb. dünyanın belli başlı yerlerinde ürünlerimizin en iyi şekilde pazarlanması için ajanslar hizmet verecektir.
● Devlet pazarlama araçlarından çiftçinin ürettiği ürünün pazarlaması için en üst seviyede yararlanacaktır.
● Geleneksel tarımdan akıllı tarıma geçiş yapılacaktır.
● Tarım arazilerimiz tüm üretim süreçlerinde son teknolojik sistemler ve anlık veri akışı ile takip ve kontrol edilecektir. Böylelikle hatalı üretimlerin önüne geçilecek, fire oranları yüksek düşük kaliteli ürünler azalacaktır.
● Topraktan çıkan ürünler yine modern teknoloji ile donatılmış depolarda muhafaza edilecek, barkod sistemi ile son noktaya ulaştırılacaktır. Böylelikle hem fire hem de kayıtsız üretimin önüne geçilecektir.
● Tüm gümrüklerde ve sınır kapılarında tarıma yönelik laboratuvar vb. sistemler kurularak ürünlerin kalitesi ölçülecektir.
● Geleceğimizin planlanması için bölgesel son teknoloji Ar-Ge enstitüleri kurulacaktır. Ar-Ge enstitüleri sayesinde bize özgü ağaçlar, tohumlar ve bitkiler geliştirilecektir.
● Son teknoloji kullanılarak ve güvenliğe riayet ederek geleceğimizin tohumlarını ve bitkilerini yetiştireceğiz.
● Tüm üniversitelerde ziraat fakültesi birimleri kurulacak ve her üniversite o birim ile ilgili iş geliştirme planları yapacaktır.
● Ziraat fakültesi öğrencilerinin hem yurt içinde hem yurt dışında öğrenim kariyerleri planlanacak ve ziraat konusunda her türlü istihdam sağlanacaktır.
● Çiftçilik ile uğraşan tüm köylüler eğitimden geçirilerek lisanslandırılacaktır.
● Ülkemizde var olan tohumlar ve bitkiler yeni nesiller için korunacaktır.
Hayvancılık
Ülke ekonomisine önemli katkıları olan başta büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık, kümes hayvancılığı, ipek böcekçiliği, arıcılık ve balıkçılık desteklenecektir.
● Tüm çiftçilerin hayvancılık ile ilgili teşvik edilmesi için hayvan başına özel teşvik kapsamları oluşturulacaktır.
● Tarımla uğraşan çiftçinin minimum seviyede hayvancılık ile de uğraşması teşvik edilecektir.
● Hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın sürekli eğitim ile bilinçlendirilmesi sağlanacaktır.
● Tarımda olduğu gibi hayvancılıkta da son teknoloji kullanılacak, Türkiye’deki tüm hayvanlar anlık kontrol edilecektir.
● Gezici ekipler kurularak her türlü kontrol ve geliştirme sağlanacaktır.
● Hayvancılık sektörüne girmek isteyenlerin 10 yıllık üretim tesislerinin planlanması yapılacaktır.
● Hem et hem de süt hayvancılığı için özel ırklar geliştirilecektir.
● Ziraat fakültelerinde branşlaşmış hayvancılık ile ilgili bölümler oluşturulacak, bulunduğu bölgede yetiştirilen öğrenciler devlet desteği ile sektöre kazandır ılacaktır.
● Devlet tarımda olduğu gibi çiftçinin süt ve süt ürünlerinin pazarlamasında da her türlü garantiyi verecektir.
● Her hayvan yetiştiricisine küspe, saman ve yonca yetiştirme garantisi verilecek, bu tip ürünlerin ithalatı durdurulacaktır.
● Otlaklar korunarak genişletilecek, yem bitkileri ekimi yaygınlaştırılacaktır.
● Geleneksel hayvancılıktan modern hayvancılığa geçilerek hayvansal üretimler artırılacaktır.
Orman
Ülkemize ve tüm insanlığa sağladığı maddi ve fonksiyonel faydaları nedeniyle, ormanların korunması, iyileştirilip geliştirilmesi ve varlıklarının sonsuza kadar sürdürülmeleri temel yaklaşımından hareketle, ormanlarımızı biyolojik ve teknik özellikleriyle ekolojik denge içerisinde sürdürülebilir bir orman yönetim anlayışıyla ele almak, maden, enerji, ulaşım ve su izinleri başta olmak üzere, ormanlar ve ekosistemin üzerinde telafisi imkansız tahribatlar yaratan her türlü faaliyeti, üstün kamu yararı ilkesi çerçevesinde değerlendirmek zorundayız.
Ormanların çevre kirliliğinin önlenmesinde ve su rejimini düzenlemedeki önemli fonksiyonlarının toplum sağlığını korumada ve çölleşmeye engel olmakta da katkısı vardır.
Çevre kirliliğinin, çölleşmenin ve erozyonun önlenmesi amacıyla uzman kadroların önderliğinde havza bazında toprak muhafaza ve endüstriyel amaçlı ağaçlandırma çalışmaları yapılacak ve verimsiz ormanların tamamı verimli hale getirilecektir.
Bu kapsamda orman köylülerimizle olan ihtilafların giderilmesi, orman ürünlerine olan ihtiyacın büyük ölçüde kendi kaynaklarımızdan karşılanması, doğa orman ekosistemlerinin yangınlara karşı korunmasına yönelik tedbirlerin alınması, mevcut doğal ormanların zenginliğinin artırılması, Partimizin temel politikasıdır.
Bu amaçla,
● Ormanlar ve ekosistemi üzerindeki her türlü faaliyete yönelik izinler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve baroların da yer alacağı bağımsız üstün kamu yararı tespit komisyonları tarafından karara bağlanacak, bu komisyonların kararları bağlayıcı olacaktır. Korunan alanların statüleri tekrar belirlenerek ekolojik değerleri yüksek olan mutlak koruma alanlarının hiçbir izin ve üretim faaliyetine konu edilemeyeceği yasal olarak düzenlenecektir.
● Ormanların korunması, sınır ve mülkiyet durumundaki belirsizliklerin giderilmesi amacıyla, halen kadastrosu yapılmamış ormanların kadastro işlemi kısa sürede tamamlanacaktır. Daha önce arazi üzerinde kadastro çalışması yapılmasına rağmen çeşitli noksanlıklar nedeniyle ilan ve tescil işlemleri gerçekleştirilemeyen yerlerin bu eksiklikleri hızla giderilecektir. Orman kadastrosunu idame ettirebilmek için hava destekli izleme sistemi oluşturulacaktır.
● Arazöz, dozer, greyder gibi araçların, senenin yalnızca belli mevsimlerinde değil, tüm yıl boyunca çalıştırılmaları sağlanacak, yangınlarla havadan mücadelede gerekli olan hava araçları konusu kalıcı çözüme kavuşturulacaktır. Yangın söndürme ekiplerinde çalışan işçilerin seçiminde ekip sorumluluk alanındaki orman köyü muhtarlarının da söz sahibi olmaları sağlanacaktır.
● Ormanların geliştirilmesi ve genişletilmesi amacıyla özel ağaçlandırma mevzuatı özendirici hale getirilecek, katılımcı bir yaklaşımla verimsiz ormanlar kısa sürede imar ve ıslah edilecektir. Orman Genel Müdürlüğünün döner sermaye faaliyetleri sonucu elde edilen karları hızla ve münhasıran yeni ağaçlandırma faaliyetlerinde kullanılacaktır.
● Orman fidanlıklarının üretim kapasitesi artırılacaktır. Yeryüzündeki hızlı gelişen türler ekolojik istekleri açısından kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutulacak, Ülkemizde yetiştirilmesi mümkün olanlar tespit edilerek gerek kamu gerekse özel arazilerde geniş çaplı endüstriyel ağaçlandırma çalışmaları yapılacaktır.
● Her yıl 150.000’er hektar ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmasına yetecek miktarda kaynak oluşturulacaktır.
● Sahipli arazilerde yapılan özel ağaçlandırmalar sonucu elde edilen ürünlerin kıymetlendirilmesi sırasında karşılaşılan ve arazi sahibini ağaçlandırma yaptığına nerede ise pişman eden tüm engeller kaldırılacaktır.
● Orman kaynaklarından halkın daha etkin biçimde yararlanmasını sağlamak amacıyla, ormanlarını koruyan her köyün kendi sınırlarındaki ormanlardan kendilerinin yararlanması ilkesi esas alınacaktır
● Ormanlardan yapılan üretim ve kıymetlendirme çalışmalarına ilişkin mevzuat değiştirilecek, elde edilen ürünlerden halkın ve ulusal ekonominin daha büyük yarar temin etmesi sağlanacaktır.
● Ormanlardan elde edilen odun dışı ürünlerin, sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde orman köylülerince üretilmesi sağlanacak, odun dışı ürün veren orman ağaçlarından yararlanma hakkı, ağaçların bakımlarını yapmaları kaydıyla ilgili köylülere verilecektir.
● Orman sahasının daraltılmasına kesinlikle izin verilmemesi temel ilkemizdir. Ancak ormancılık amaçları dışındaki faaliyetler için tahsis edilmeleri, çok zaruri ve çok yüksek kamu yararı durumları halinde kullanılmasında, tahsis işlemleri mutlaka rayiç bedeli alınmak suretiyle yapılabilecektir. Bu işlemler sonucu elde edilen gelirler sadece orman varlığının çoğaltılması ve ilgili olarak orman köylülerinin kalkındırılması amacıyla kullanılabilecektir.
● Orman köy ilişkilerinin geliştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılması amacıyla, orman vasfını yitirdiği gerekçesi ile orman sınırları dışına çıkarılan sahalar (2 -B sahaları); ekosistemin korunmasını ve toplumun yararını gözeten, özel çıkar amacıyla yeni sahaların tahribini özendirmeyen düzenlemelerle kıymetlendirilecektir. Ormanların korunması ve yönetiminde yerel halkın söz sahibi olmaları sağlanacaktır.
● Milli Parklar gibi özel korunan alanlar kapsamına alınan ormanlarda hak ve menfaat kaybına uğrayan köylülerin bu kayıpları Orman Genel Müdürlüğü Döner sermaye bütçesinden yapılacak ödemelerle telafi edilecektir.
● Orman içi dinlenme yerlerinin sayısı artırılacak, giriş ücretleri ile bu gibi yerlerde yapılacak tesislerden elde edilecek gelirler, tesislerin bekçilik ve temizlik giderleri karşılığında yerel köylülere bırakılacaktır.
● Araştırma, eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının geliştirilmesi amacıyla, Orman Fakültelerinin desteğinde, ormancılık araştırma birimleri oluşturulacak ve ormancılık araştırma birimlerinin personel ve donanım ihtiyaçları karşılanacaktır.
● Ormanların korunması ve orman yangınlarının önlenmesi konusunda esas olanın eğitim olduğu gözetilerek, milli eğitim müfredatında, uygulamalı olmak şartıyla, etkili değişiklikler yapılacak, toplumun bu konudaki bilinç düzeyini artırmak için görsel ve yazılı medya ile sosyal medya etkin olarak kullanılacaktır.
● Ayrıca önleyici hukuk etkin hale getirilerek, orman yangınlarının söndürülmesi mücadelesi başarı olarak yeterli görülmeyecek, orman yakma ve tahribi konusunda caydırıcılık ve bilinçlendirme ile önceden önlem alınacaktır.
MADEN
Sanayimizin temel gereksinimlerini karşılamak üzere ülkemizin doğal kaynaklarına ilişkin Milli Maden Strateji Belgesi oluşturulacaktır.
Bu kapsamda;
● Kamu madencilik kuruluşları yeniden yapılandırılacaktır. MTA araştırma, geliştirme ve bilimsel çalışmalara yön veren enstitü haline dönüştürülecektir.
● MİGEM Maden yatırımcısına rehberlik edecek ve madencinin diğer kurumlar nezdindeki bürokratik işlerini kolaylaştıran, ülkemiz maden rezervlerinin etkin ve verimli kullanılmasına öncülük eden bir kurum olacaktır.
● Ülkemizin demir madeni havzalarında yüksek kaliteli çelik üreten demir çelik fabrikaları ile kömür madeni havzalarında enerji üretimi sağlayan termik santralleri kurulacaktır.
● Stratejik maden kaynakları için özel düzenlemeler getirilecektir. Dünya genelinde en büyük rezerve sahip olduğumuz bor madeni ve türevlerinin uluslararası pazardan yeterli pay alması sağlanacaktır.
● Madencilik sektöründe yerli makine ve ekipman kullanılması teşvik edilecektir.
● Madencilik sektöründe AR-GE çalışmaları desteklenecektir. Terk edilen maden sahalarının rehabilitasyonunda etkin bir denetim yapılacak olup rezervi tükenen sahaların yörenin doğal yapısına ve florasına uygun rekültivasyonu sağlanacaktır.
● Kapatılan MTA Bölge Müdürlükleri yeniden açılıp dünyada gelişen maden arama ve tarama teknikleri ile donatılacak, tespiti yapılmamış veya yapılamamış maden rezervleri tespit edilerek ülkenin hizmetine sunulacaktır.
● Maden işletmelerinde iş kazalarının önlenmesinde yetersiz kalınmaktadır. İnsan hayatı odaklı olarak yasal düzenlemelerdeki eksiklikler giderilecek, kamunun denetimi artırılacaktır.
ENERJİ
Ülkemiz, bulunduğu coğrafya itibariyle, temelinde enerji politikalarının olduğu karmaşık sorunlarla iç içe bir bölgede bulunmaktadır. Bu sorunlar “enerji politikalarının”, ulusal güvenlik politikaları ile ekonomik ve sosyal politikalar kadar önemli bir pozisyonda değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Enerji piyasamız açısından temel önceliğimiz, enerji arz güvenliğinin temini ve dışa bağımlılığımızın en aza indirilmesidir.
Bu çerçevede,
● Yerli ve yenilenebilir kaynaklara öncelik verilerek, enerjide dışa bağımlılığı azaltma hedeflenecektir,
● Çevre ile dost teknolojileri ön planda tutan, merkezde değil, yerinde ve halkın katılımı ile karar almayı öngören, yalnızca makro ve büyük ölçekli projeleri değil, mikro ölçekli projeleri de ön planda tutan düzenlemeler yapılacaktır.
● ,Bireylerin de kurulum yapmasını sağlayacak uygulamaların önünü açan, enerjiyi tüketmekten çok verimli kullanmaktan yana olan elektrik ve doğal gaz depolama projeleri ve alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesi amacıyla, üniversiteler ile iş birliği yapılarak, AR-GE kaynağı tahsis edilmesini öngören düzenlemeler, liyakat sahibi kadrolar tarafından hazırlanarak ivedilikle hayata geçirilecektir.
● Enerjinin kaliteli, zamanında, yeterli, ucuz ve kesintisiz olarak kullanıcıya ulaştırılması hedefimizdir. Enerji kullanımında kaçak kullanım önlenecek, verimlilik artırılacak, tüketiciye ucuz ve kaliteli enerji temin edilecektir.
● Su, rüzgar, jeotermal, dalga, hidrojen ve güneş enerjisi gibi yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızdan en yüksek düzeyde yararlanılacaktır. Çatılarda enerji panelleri ile elektrik üretimi yaygınlaştırılacaktır.
● Kömür kaynaklarımızın tespiti çalışmalarına devam edilecek, kömürün elektrik enerjisi üretiminde kullanılması hususunda uygun teknolojik çözümler sunulması şartı aranacaktır.
● Türkiye’nin, enerji üreten ve tüketen ülkeler arasında enerjinin transit geç işine imkan sağlayan terminal bir ülke olmasının yanında; katma değeri yüksek enerji ürünleri üretim teknolojisi ve alt yapısına sahip, piyasanın önemli aktörlerinden biri olması sağlanacaktır.
● Kamu Elektrik Üretim Şirketi’nin (EÜAŞ) mülkiyetinde bulunan k ritik öneme haiz barajlı/depolamalı su santralleri dışındaki diğer santraller gerekli rekabet koşulları sağlanarak özelleştirilecektir.
● Elektrik ve gaz dağıtım şirketleri üzerinde denetim faaliyetleri eksiksiz yürütülecektir.
● Elektrik, doğalgaz ve petrol iletim hatları, ülkenin önemli alt yapı projeleri kapsamında, efektif bir şekilde, liyakat sahibi kadrolar tarafından işletilecektir.
● Enerji bürokrasisi yeniden dizayn edilecek, çift başlılık ve çoklu izin/onay süreçleri ortadan kaldırılacaktır.
● Bütün ilçelerimize ısınmada kullanılmak üzere doğal gaz ulaştırılacaktır.
● Komşu ülkelerle enterkonneksiyon kapasitesi artırılarak, teknik ve ticari imkanlar geliştirilecektir.
● Üniversite, OSB ve KOBİ’lerle iş birliği yapılarak Ulusal Plan hazırlanacak, yürütümü ve güncellenmesi taraflarla istişare halinde gerçekleştirilecektir.
● Akaryakıt kaçakçılığı ile etkin bir şekilde mücadele edilecek ve bu yolla elde edilecek gelir, akaryakıt tüketim vergisi oranlarının azaltılmasında kullanılacak, böylelikle tüketicilerin daha ucuza akaryakıt tüketmeleri sağlanacaktır.
● Biyodizel üretimi teşvik edilecektir.
● Enerji bilgisi ve önemi, Lise seviyesinde müfredata girecektir.
ULAŞTIRMA
Ülkemizin önemli ticaret merkezleri arasındaki stratejik bağlantı noktası konumundan azami ekonomik faydayı sağlamak hedefimizdir. Bu amaçla Partimiz, merkezinde bulunduğumuz coğrafyaya yönelik hızlı ve güvenli ulaşım koridorları oluşturmaya önem verecektir. Bu ulaşım koridorlarındaki altyapı eksikliklerini gidermek, sınır ötesi bağlantıları için ilgili ülkelerle koordinasyon ve iş birliğini sağlamak, fayda ve finans dengeleri gözetilmiş yeni projeler geliştirmek de önceliklerimiz arasındadır.
Partimiz, demiryolu ile deniz ve hava yollarının ulaştırma sistemleri içindeki kullanım payını artırmaya yönelik çalışmalar yürütecek ve kara yolu ulaşım ağının altyapısını da kuvvetlendirecektir.
Bu amaçla:
● Ulaştırma ana planları teknolojik gelişmelere ve geleceğin ihtiyaçlarına göre yenilenecek ve ulaştırma sistemleri arasında uygun denge ve bütünleşmeyi sağlayan çözümler uygulanacaktır. Büyükşehirlerin şehir içi ulaşımında raylı sistemlerin kullanımının artırılmasına öncelik verilecektir.
● Kara yollarının uluslararası ulaşım yollarıyla bütünleşmesini engelleyen altyapı eksiklikleri uluslararası standartlara uygun olarak süratle giderilerek ulaşımda can ve mal kaybı en aza indirilecektir.
● Kazaların önlenmesi ve trafik güvenliğinin en üst düzeyde sağlanması için trafik kontrol ve denetimi artırılarak Akıllı Ulaşım Sisteminin ülkenin dört bir yanına tesisi sağlanacaktır.
● Kara yollarında yap-işlet-devret modeli ile özel sektöre inşa ettirilerek işletilecek otoyollarının ihale sisteminin ve sözleşme yapısının şeffaf, denetime açık, finansman ve yatırım maliyetleri açısından hesap verebilir olmasını sağlayan bir yasal düzenlemeye gidilecektir. Finansman maliyetlerinin uluslararası piyasa koşullarına uygun olmasına dikkat edilecektir.
● Demiryolları altyapısı güçlendirilerek ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney aksında önemli merkezleri ve limanlarını birbirine bağlayacak böl ünmüş bir demiryolu ağı planı süratle hayata geçirilecektir.
● Demiryolu altyapısının inşasında devletin öncülüğü ve sahipliği esas alınacak fakat üstyapı teknolojilerine ve donanım üretimine yönelik Ar-Ge çalışmalarında özel sektörle iş birliği yapılacaktır. Demiryolu işletmeciliği özelleştirilerek yolcu ve yük taşımacılığında uluslararası platformda rekabet edebilen, kaliteli donanımlar üreten ve işleten demiryolu politikası hayata geçirilecektir.
● Denizcilik teknolojisi milli ve yerli bazda geliştirilerek Ar-Ge ve standardizasyon odaklı çalışmalara destek verilecektir. Bu alandaki ve yurt dışına bağımlı olduğumuz deniz üstü ve altı inşaat sektöründeki milli ve yerli firmalar, teknik ve finansal olarak desteklenerek uluslararası pazarda rekabet edebilecek dü zeye getirilecektir.
● Deniz yolları kara, hava ve demiryolları ile entegre hale getirilecektir. Kara taşımacılığı ile entegre olacak şekilde mevcut Ro-Ro terminali altyapıları geliştirilecek ve yeni terminal altyapıları kurulacaktır. Deniz taşımacılığı sürd ürülebilir, erişilebilir, emniyetli, güvenli, kapsamlı, hızlı, teknolojik yeniliklere sahip bir sektör haline getirilecektir.
● Ülkemizde yetişmiş olarak istihdam sıkıntısı yaşayan gemi adamlarımızın, Uluslararası Denizcilik Örgütü standartlarında eğitim almaları sağlanarak tüm dünya ticaret filolarında çalışır hale getirilmesi sağlanacak. Gemi adamlarının iş güvenliği ve sosyal hakları konularında yeni düzenlemeler yapılacaktır.
● Seyir, can, mal ve çevre emniyetinin sağlanması için tüm tedbirler alınacaktır. Bu minvalde ülkemiz kara sularında seyir emniyetini tehlikeye atan çok sayıdaki sahipsiz ve seferden menli gemilerin kısa sürede karasularımızdan bertaraf edilmesinin önünü açacak yasal mevzuat düzenlemeleri yapılacaktır.
● Havalimanı altyapı yatırımlarında devletin öncülüğü ve sahipliği esas alınacak, havalimanı ve terminal inşa ve işletmelerinde kullanılan yatırım modeli uygulamalarını şeffaf bir yapıya kavuşturacak yasal düzenlemeler getirilecektir. Özel sektörün hava taşımacılığındaki rolü artırılacak, uluslararası sivil havacılık standartlarına uygun kalitede ve rekabetçi bir hava taşımacılığı piyasasının oluşması özendirilecektir.
● Belirli turizm bölgelerindeki havalimanları için, bölgenin turizm hedeflerini destekleyecek tarzda uluslararası havacılık anlaşmaları yapılarak bu bölgelere uluslararası erişim, kolay ve uygun fiyatlı hale getirilecektir.
● Boru hatları ile taşımacılık, milli menfaatlerimiz gözetilerek yeniden düzenlenecektir. Özellikle yanıcı, parlayıcı, çevreye ve insan sağlığına zararlı kim yasalların trafikte tankerler yerine boru hatları üzerinden güvenli şekilde taşınması çözümleri özendirilecektir.
● Altyapı yatırımlarının projelendirilmesinde ve yapımında çevre tahribatının önüne geçilebilmesi, uluslararası çevre koruma standartlarına uygun düzenlemeler ve denetlemeler yapılabilmesi için meslek odaları, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliğini artıracak yasal platformlar oluşturulacaktır.
SAĞLIK
Partimiz, “önce insan sağlığı” ilkesinden hareketle koruyucu hekimlik hizmetlerine ağırlık verecek, çevre ve halk sağlığıyla ilgili her türlü tedbiri içeren koruyucu bir sağlık eylem planı hazırlayacaktır.
Tedavi edici sağlık hizmetlerinde ise, güçlendirilmiş aile hekimliği, birinci basamak sağlık kuruluşlarından başlatılarak üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına kadar, geliştirilecek bir model çerçevesinde, hasta takip sisteminin tesisi, modern bilim ve teknolojik yöntemlerle, sağlık kuruluşlarının birbirleriyle koordineli bir sevk zincirinin kurulması, sağlık politikamızın esaslarını oluşturacaktır.
Bu temel yaklaşım ve ilkeler ışığında;
● Koruyucu sağlık hizmetlerine, başta çocuklar, kadınlar ve yaşlılar olmak üzere tüm toplum için süreklilik kazandırılacaktır. Okullar, iş yerleri, yemekhaneler ve diğer toplu yaşanan ortamlarda, periyodik eğitim ve denetim çalışmaları yapılacaktır. Bulaşıcı ve kronik hastalıklara karşı, koruyucu önlemler alınacak ve koruyucu hekimlik hizmetlerine öncelik verilecektir.
● Bulaşıcı hastalıklar, çeşitli sağlık sorunlarına yol açan sağlıksız ve dengesiz beslenme, aşı ile önlenebilir hastalıklar ve kronik hastalık etkenleri ile mücadele edilecektir.
● Bulaşıcı hastalıklara karşı kullanılan bakteriyel ve viral aşıların, milli üretimle karşılanması için alt yapılar hızla oluşturulacak aşı ile korunabilir hastalıklara karşı aşılama hizmetleri aralıksız ve aksatılmadan uygulanacaktır.
● Anne ve çocuk sağlığını korumaya ve iyileştirmeye yönelik bir program uygulamaya konulacaktır. Ölüm oranlarının Avrupa ülkeleri düzeyine düşürülmesi sağlanacaktır. Yardıma muhtaç aileler saptanarak hamile ve lohusa kadına, bebek ve çocuklara söz konusu program dâhilinde gıda yardımı yapılacak ve ücretsiz ilaç temin edilecektir.
● Yaşlıların bakımı için yeterli sayıda geriatri merkezleri ve Sağlık Bakanlığının kontrolünde huzur evleri açılacaktır.
● Tedavi edici sağlık hizmetleri, birinci basamak sağlık kuruluşlarında başlatılacak ve hastalar takip edilecektir. Aile hekimliği amacına uygun hale getirilecek, güçlendirilecek ve vatandaşın talebini karşılayacak şekilde yeniden mo dellenecektir.
● Sevk zinciri temel uygulanabilir kurallara bağlanacak, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşları ile bağlantılı çalışır hale getirilecektir. Hasta takibinde süreklilik sağlanacak ve maliyetler azaltılıp, verimlilik artırılacaktır.
● Üniversite veya eğitim hastaneleri bulunduğu ilin veya bölgenin sağlık problemlerine yönelik bölgesel sağlık referans merkezleri olarak hizmet verecektir. Bu merkezlerde çalışan hekimler başta olmak üzere tüm sağlık hizmeti sunucularının, problem hastalık konusunda uzmanlaşmaları için yurt içi ve yurt dışı eğitimlerle desteklenmeleri sağlanacaktır.
Bu merkezlerin referans düzeyde, kaliteli ve kesintisiz, hizmet verebilmesi için gereken her türlü ekipman, cihaz ve teknik personel (hekim ve hekim dışı yardımcı sağlık personeli) sağlanacaktır.
● İkinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri, Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerinde ve üniversite hastanelerinde verilecektir. Sağlık Bakanlığı üniversite, vakıf ve özel hastanelerde verilen tedavi edici sağlık hizmetleri standartlarını belirleyecek ve denetleyecektir. Vakıf ve özel sektörün sağlık alanında daha etkili olması teşvik edilecektir.
● Sağlık sisteminin piyasalaştırılmasına ve hizmet kalitesinin düşürülmesine izin verilmeyecektir. Sağlık çalışanları için performans sistemi ele alınacak, sağlık hizmeti performans adı altında parasal endişelere endekslendirilmeyecektir.
● Kamu hastaneleri semt polikliniklerinde iyi yetişmiş hekim ve hemşirelerden oluşan modern acil servisler tesis edilecek ve düzenli olarak denetlenecektir.
● Sağlık hizmetlerinde, hasta öncelikli rekabetin kuralları belirlenecek ve bunlarla ilgili yasal düzenlemeler yapılacaktır. Kalitede rekabet teşvik edilecektir. ISO kalite standardı tüm sağlık kuruluşlarında aranacaktır.
● Sağlıkta eğitim kalitesinin artırılması için gerekli tedbirler alınacak ve eğitim dünya standartlarına göre yapılacaktır. Her düzeyde ve branşta hemşirelik eğitimi ve sağlık teknisyenliği okulları yeniden düzenlenecektir.
● Yeni açılan devlet üniversiteleri tıp fakülteleri için süratle gerekli finansman ve iş gücü sağlanacaktır. Tıp eğitiminde dinamik, yenilikçi ve özgürlükçü yaklaşım ile araştırma ve bilime dayalı çağdaş tıp uygulamalarını benimseyen, tıbbın diğer bilimlerle iş birliğini ön planda tutan, eğitimde, araştırmada ve sağlık hizmeti sunumunda lider, uluslararası alanda önde gelen tıp fakülteleri oluşturulacaktır.
● Her düzeydeki sağlık personelinin bilgi ve becerilerinin güncelliğini gösteren mesleki yeterlilik sınavlarının yapılması için ilgili meslek dernekleri veya kuruluşları ile birlikte yasal düzenleme yapılması için çalışmalar başlatılacaktır
● Nitelikli hekim yetiştirmek amacıyla, tıp ve tıpta uzmanlık eğitimleri standartlara uygun ve eşit hale getirilecek, her ilde akredite edilecek düzeye çıkarılacaktır. Tıp fakültelerinde ve Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerinde, öğretim üyesi ve elemanı sayı ve niteliği, eğitim düzeyi, araç ve gereç bakımından benzer duruma getirilecektir.
● ‘’Tıpta Uzmanlık Tüzüğü’’, gelişmiş ülke standartlarına göre yeniden düzenlenecektir. Çalışma ortamları ve şartları iyileştirilecek, gelişmiş ülkelerde kullanılan güncel teknolojiler temin edilerek cezbedici araştırma ve çalışma koşulları ile sağlıkta beyin göçünün önüne geçilecektir.
● Tüm hekimlerin çalışma şartları ve özlük hakları düzeltilecek, teşvik mekanizmaları ile sağlık sistemine aktif katkıda bulunmaları sağlanacaktır.
● Tüm sağlık sigortası birimleri bir çatı altında toplanacak, sağlık sigortası kuruluşu ile sosyal güvenlik kuruluşları birbirinden ayrı birer kurum haline getirilecektir. Tüm vatandaşlarımız sağlık sigortasından yararlanacak, sistem sağlam finans kaynakları üzerine oturtulacaktır.
● Dünya Hasta Hakları Tüzüğü standartlarına uygun, hasta haklarını koruyan hukuki düzenlemeler yeniden ele alınacaktır. İyi hekimlik uygulamaları desteklenecektir. Hasta memnuniyeti, sağlık hizmeti sunumunda önceliklerimiz arasında olacaktır. Hasta-hekim memnuniyeti esas alınacaktır. Hem halkın, hem de sağlık çalışanlarının mevcut sistemdeki mağduriyetlerine izin verilmeyecektir.
● Kısa vadede, “mahrumiyet” bölgelerinde görevlendirilen hekim ve sağlık çalışanlarının görev yeri, ne kadar kalacağı, görev tanımı, tıbbi donanım durumu ve sosyal olanakları bildirilerek gönderilecek, teşvik edici uygulamalar ile sağlık sistemindeki insan gücü eksikliği giderilecek ve sağlık çalışanlarının dengesiz dağılımı önlenecektir. Uzun vadede ise yerleşim birimleri arasındaki teknik donanım ve sosyal altyapı dengesizliği giderilerek, Türkiye “mahrumiyet bölgesi” garabetinden kurtarılacaktır.
● Sağlık sektöründe, bilgi işlem merkezli kontrol sistemine geçiş sağlanacaktır. Her vatandaşın sağlık bilgileri, TC kimlik kartlarına bağlı bir ağ sisteme kaydedilerek sağlıkta izleme ve hizmet sunumu kolaylaştırılacaktır. Bu sayede sağlıkta zaman kayıpları ve gereksiz test veya tetkik tekrarından kaynaklanan maliyet azalacak verimlilik ve kalite artacaktır.
● Halkın ucuz ilaç erişimi kolaylaştırılacaktır. Milli ilaç, tıbbi cihaz ve malzeme sanayi desteklenecek, teşvikler artırılarak dışarıya bağımlılık önlenecektir. Ülke genelinde ve bölgesel olarak; tıbbi cihaz, özellikle yüksek teknolojiye sahip alet ve cihaz ihtiyaçları güncellenerek yeniden planlanacak, ülkemiz tıbbi cihaz mezarlığı olmaktan çıkarılacaktır.
● Mal ve hizmet alımları, hastaneler, birlikler vb. kuruluşlar aracılığıyla değil, ülke çapında uzman kişilerden oluşan komisyon tarafından, ihtiyacı karşılayacak şekilde planlanacak ve şeffaf bir biçimde yapılacaktır.
● Sağlık sektöründe yer alan şirketlerin asli uzmanlık alanlarının sağlık konusu olması mecburiyeti getirilecek ve hizmet kaliteleri devamlı ve şeffaf bir şekilde denetlenecektir.
● Hatalı uygulamalar konusu devlet tarafından hukuk ve tıp insanlarının iş birliği ile standartlara kavuşturulacaktır. Hasta poliklinik ve tedavi hizmetlerinin kalitesi artırılacaktır.
● Uzun süreli yataklı tedavi hizmeti verecek ruh ve sinir hastalıkları hastaneleri, sanatoryumlar ve geriatri merkezlerinin sayısı artırılacaktır.
● İnsan sağlığı ile yakından ilişkili olan evcil hayvanlar, kümes hayvanları, büyük ve küçükbaş hayvanlardan insanlara bulaşabilen hastalıklarla ilgili koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmeti sunulacaktır.
● Sağlıklı yaşam kalitesini artırıp hastalıkların önüne geçmek için beslenme alışkanlıkları, bağımlılık, hareketli yaşam vb. konularda toplumsal etkinlikler ve eğitim planlamaları yaparak halkı bilinçlendirme yolunda çalışmalar yapılacaktır. Milli Eğitim, Gençlik ve Spor, Kadın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile ortak çalışmalara yönelinecektir.
● Kamu hastaneleri profesyonel yönetim anlayışı ile kurumsallaşmanın sağlandığı, değişen iktidarlarla değişmeyecek kalıcı bir sistem haline getirilecektir.
● Taşeron kadro çalışma planlaması yapılarak, hastanelerde taşeron kadrosu çalıştırılmasının önüne geçilecektir. Uzman gruplardan sözleşme ile alınan hizmetlerde çalışacakların standartları belirlenecek; hizmet tanımları iyi yapılarak, hizmeti arz eden tüzel kişilik tüm sorumluluğu üstlenecektir. Taşeron çalışan birey değil tüzel kişi olacaktır.
● Sağlık sektöründe doktor, hemşire, teknisyen, tıbbi sekreter vb. çalışan açıkları hızla giderilecektir. Sağlıkta eğitim dünya standartlarına göre yapılacaktır. Her düzeyde ve branşta hemşirelik eğitimi ve sağlık teknisyenliği okulları yeniden düzenlenecektir.
● Sağlık turizminin geliştirilmesi için sağlık turizmini geliştirici projeler hazırlanacak ve bölgesel öncelikler dikkate alınacaktır. Sağlık turizmi ile ilgili kural ve standartlar yeniden belirlenecektir.
● Üniversite ve Eğitim Araştırma Hastanelerinde Ar-Ge çalışmaları yapılmasına yönelik imkan sağlanacaktır. Kamuda çalışan doktorlarımız için muayenehaneleri de kapsayan yeni bir düzenleme yapılacak ve onların deneyimlerinden herkesin yararlanması sağlanacaktır.
● Kamu Özel Ortaklığı Modeli ile yapımı planlanan/yapılan şehir hastaneleri modeli ile sağlık sektörünün ve çalışanlarının özelleştirilmesi politikasını doğru ve etik bulmuyoruz. Vatandaşın tedavi hakkının anayasal bir güvence içinde olduğu bilinciyle tedavi olabilme hakkının ve sağlığın korunmasının devlet güvencesinde sürdürülmesi için politika belirleyeceğiz.
● Özellikle düşük gelirli kişilerin büyük bir sorunu haline gelen ilaç katkı ve muayene paylarının alınmaması yönünde politikalar geliştirilerek hastalardan fark ücreti alınması önlenecektir. Sağlık harcamalarının bütçeden aldığı payın diğer Avrupa ülkelerine kıyasla düşük kalmasına müsaade edilmeyerek, hastanın ödediği katılım paylarından bir beklenti içinde bulunulmayacaktır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) önerileri dikkate alınarak sağlık sektörüne genel bütçeden ayrılan payın artırılması sağlanacaktır.
● Yoksulluktan ve kimsesizlikten dolayı hastane kapılarından hiç kimse geri çevrilmeyecektir. Tedavi edici hizmetlerde sadece ulaşılabilirlik değil, kaliteli sağlık hizmetine ulaşılabilirlik esas alınacaktır.
● Diş hekimliği hizmetleri özel muayenehaneler de SGK kapsamına alınarak etkinleştirilecek ve geliştirilecektir.
● Gençlerin bağımlılık yapan maddeler konusunda, eğitim ve rehberlik uygulamaları ile bilinçlenmeleri yönünde çalışmalar başlatılacaktır. Alkol ve madde bağımlılığında halihazırda ihtiyacı karşılamada yetersiz kalan merkezlerin sayısını artırma yönünde projeler üretilecektir. Organ ve doku bağışı konusunda sıkı çalışmalar ve halkı bilinçlendirmeye yönelik alt yapı çalışmaları yapılacak, Kızılayın işlevselliği artırılacaktır.
TURİZM
Ülkemiz, doğal çeşitliliği, tarihi, kültürel değerleri ve iklim özellikleri bakımından eşsiz bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin etkin bir biçimde kullanılmasına yönelik turizm politikaları oluşturmak, partimizin önceliklerindendir. Turizm potansiyelini sürdürülebilir kılmak, çevrenin, doğal dengenin, tarihi ve kültürel varlıkların özenle korunmasına bağlıdır.
Tüm bu kriterler gözetilerek, turizm sektörünü en iyi şekilde değerlendirecek tedbirler alınacaktır.
Sektördeki potansiyeli ve canlılığı artırmak ise, turizm sezonunu senenin tamamına yaymaya bağlıdır. Bu amaçla klasik sahil turizminden başka kongre, doğa, spor, yat ve sağlık turizmine uzanan çeşitlilikte turizm politikaları geliştirilecektir.
Turizm değerlerimizi korumak, kalitemizi artırmak, zamana ve ülke sathına yaymak, ülkemizi dünya turizminde öne çıkaracak tanıtım kampanyalarını bu ihtiyaca göre yapılandırmak, turizm sektörüne yönelik temel ilkelerimizi oluşturmaktadır.
Bu amaçla,
● Doğal ve kültürel turistik değerlerin kalitesinin artırılması, ekolojik dengenin korunması, kaynakların korunma ve kullanma dengesinin gözetilmesi gibi sürdürülebilir turizm gelişim ilkeleri hayata geçirilecektir.
● Turistik değeri, arz ve talep ile fiyat ve kalite dengeleri belirleyecektir.
● Turizmde toplam kalitenin iyileştirilmesi ve yükseltilmesi sağlanacaktır. Günümüzde turistik tesis ve işletmelerin kalitesinin iyi ya da yüksek olması tüketici için yeterli değildir. Tesisler dışında çevreden, kültürel ve doğal değerlerden de etkilenen ve en küçük ayrıntılarına kadar önemsenen geniş anlamdaki destinasyon kalitesi iyileştirilecek ve yükseltilecektir.
● Turizm sektörü dünya turizmindeki değişikliklere göre yönlendirilecek, yapılandırılacak ve geliştirilecektir. Rekabetin sağlanmasında hizmeti n daha ucuza sunumundan ziyade, hizmet kalitesi itibarıyla markalaşmış turizm bölgeleri oluşturulması esas alınacaktır.
● Mevcut turizm merkezlerinin iyileştirilmesi, hizmet kalitesinin yükseltilmesi, bu merkezlerdeki kültürel etkinlikler ile kongre, konferans, rekreasyon ve eğlence olanaklarının geliştirilmesi için gerekli altyapı ve tesis çalışmaları yapılacaktır.
● Tarihi ve kültürel varlıklarımız, insanlık mirası anlayışı içinde korunmak suretiyle ekonomik olarak değerlendirilecektir. ”KÜLTÜR VE TARİH” kentlerine gerekli önem verilecektir.
● Sağlık turizmi, kongre turizmi, kruvaziyer turizmi, doğa turizmi, yat turizmi ile trekking ve rafting gibi alternatif spor dalları başta olmak üzere spor turizmi, ayrı başlıklar altında yer alan programlar çerçevesinde değerlendirilecektir.
● Sağlık serbest bölgeleri oluşturularak jeotermal kaynakların ve deniz suyunun (Talassoterapi) sağlık sektöründe kullanımı teşvik edilerek Sağlık Turizmi geliştirilecektir.
● Turizm eğitimi, turizm sektörünün ihtiyacı olan nicelik ve nitelikler gözetilerek iş gücü kalitesi artırılıp bir sertifikasyon sistemiyle yürütülecektir.
● Turizm pazarlama faaliyetleri genel/ülke odaklılıktan özel/bölge odaklıya doğru şekillendirilecektir. Bu amaçla ülke tanıtımından ziyade bölge/şehir tanıtım faaliyetlerine öncelik verilecektir.
● Turizm alanlarının kullanımını tehdit eden çevre ve çarpık kentleşme sorunları, çok yönlü ve çevreyle entegre fiziksel planlar yapılarak önlenecektir.
● Belediye sınırları dışında kalan turizm alanlarında da alt yapının geliştirilmesi ve temel hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli kurumsal yapılar oluşturulacak ve tedbirler alınacaktır.
● Turizm endüstrisinin verimliliğinin artırılması ve sağlıklı bir şekilde yapılandırılması için pazar gerçeklerine dayanan araştırmalara değer verilecektir.
ÇALIŞMA HAYATI ve SENDİKA
Çalışma Hakkı, Anayasa’da tanımlanmış bir hak olup, sendika üyeliği de buna bağlı olarak, 21. yüzyılda çağdaş, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti için vazgeçilmez haklardan biridir.
Bu temel yaklaşımla;
● Çalışanların sendikalara üye olmalarının önündeki engeller kaldırılacaktır.
● Sendikalar savundukları çalışma gruplarının menfaatlerini gerçek anlamda temsil edecek şekilde yapılandırılacaktır. Bu kapsamda, tüm çalışanların diledikleri sendikaya üye olma ve iş yerlerinde sendikal faaliyet yürütme hakları desteklenerek çalışma dünyasının emekten yana bir yaklaşımla düzenlenmesi sağlanacaktır.
● Toplu iş sözleşmesi süreçlerinde, şirketlerin ve çalışanların finansal durumlarıyla, emsal şirketlerin uygulamaları dikkate alınmaksızın öne sürülen taleplerin de göstermelik müzakereler ve formalite haline gelmiş ara buluculuk mekanizması kadar verimsiz olduğu göz önünde bulundurularak, sistemin pratikleştirilmesi ve çalışan ile işveren arasında çalışma barışının sağlanmasına yönelik süratli çözümler yaratılacaktır.
● Gerek kamu sektöründe gerekse özel sektörde çalışanların ezilmediği ve sendikaların güçsüzleştirilmediği bir anlayış benimsenecektir. Bu yolla, hem çalışanların emeklerinin karşılığını alabildiği, anayasal çalışma ve sendikal faaliyet yürütme haklarının güvence altına alındığı hem de ulusal sanayici ve tüccarın desteklenerek şirketlerin iç hacminin büyüdüğü ve çalışma ortamındaki huzurun arttığı bir yapı tesis edilecektir.
● Ülkemizin ekonomik geleceğinin kendi kendine yetebilen bir üretim ekonomisi haline gelmekten geçtiği; bunun da sendikal faaliyetlerin önündeki engellerin kaldırılarak çalışanlar ile işverenler arasında tesis edilecek çalışma barışına bağlı olduğu unutulmayacaktır.